Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Çankırı - YapraklıÇankırı - Yapraklı
CERİTLERCERİTLER
KöyüKöyü
wwwwww
.ceritler..ceritler.
orgorg
Takip Edin Takip Edin



Kaydol
E-Bülten E-Bülten

Eklenti Kur
Radyo Radyo

SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
İletişimİletişim Formu Formuinfo@ceritler.org


YÖREMİZİN TARİHİ

KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ             

       BELİBEDİR KÖYÜ MUHTARLIĞI : 

      Bağlı bulunduğumuz köyden(Muhtarlıktan ) kısaca bahsedecek olursak,köy muhtarlığımız, Çankırı İli, Yapraklı İlçesi, Belibedir Köyü Muhtarlığı olup,Çankırıya,yaklaşık 58 km,Yapraklı İlçemize ise 30 km mesafede(uzaklıkta) bulunmaktadır.  Belibedir Köyü,Yapraklı´nın Güneydoğu yöneyinde yer alıp,Çorum İli-Bayat İlçesi´nin Kalınpelit, Demirciler ve Yeşilyurt Köylerine sınır vaziyettedir.Belibedir Köyü Muhtarlığına bağlı 6 mahalle ( mezra ) bulunmaktadır.  Bunlar sırasıyla; 

 1-CERİTLER

 2-DÜZENKARA

 3-KIŞLACIK

 4-KOCAHARMAN,

 5-YAYLA 

 6-TULUĞGÖZÜ         

       Mahalleleridir. Köyümüz, Orman Köyü vasfında bir köydür.Ne hazindir ki, günümüzde Belibedir Köyü Muhtarlığının bulunduğu köy halkı (yani merkez köy ), Ankara ve ilimiz Çankırıya göç vererek tamamen boşalmıştır ve köyde hiç kimse yaşamamaktadır.35-40 hanelik köyde,günümüzde sadece 2 adet ev ayakta kalabilmiştir ve bunlar da boş durumdadır,bu iki evde (hanede ) kimse oturmamaktadır Bu iki evden birisi yarı harabe durumundadır. 

      KÖYÜM OLAN, CERİTLER KÖYÜNÜN ( CERİTLER MAHALLESİ´nin ) COĞRAFİK KONUMU :       

      Ceritler Köyümüz, Çankırı İlimize yaklaşık 54 kmmesafede yer almaktadır. Yapraklı İlçemize ise yaklaşık 28-30 km uzaklıkta bulunmaktadır. Ceritler Köyü’nün Doğusunda BELİBEDİR KÖYÜ MUHTARLIĞIMIZA BAĞLI Kışlacık Köyü ( mahallesi ),batısında Ayva Köyü ( Aşağı Ayva ), Kuzeyinde Ayva Köyünün Çerçiçamı ve Hacıali Mahalleleri ( köyleri ), Çiçek Köyünün Kayapa Mahallesi ( Köyü) yer almaktadır. Güneyinde ise Belibedir Köyü Muhtarlığımız bulunmaktadır.

       KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ       

      Köyümüze genelde Ceritler Köyü denmesine rağmen; Cerit, Ceritgil de denilmektedir. Eski köyümüzün yerine zaman zaman Ceridin Dere şeklinde de isimlendirmeler de yapılmaktadır. Köyümüzün resmiyetteki İsmi CERİTLER KÖYÜ olarak geçmektedir.Cerit sözcüğünün,cirit sözcüğünden geldiği bildirilmektedir. CİRİT:Atlar üzerinde binili insanların sopalarla atları koşturmak suretiyle oynadıkları bir oyun çeşididir.Ceritler, iyi ata binen,çevik, savaşçı,cesur insanlar olduklarından bu adı aldığı bildirilmektedir.Ayrıca cirit oyununu çok iyi oynadıkları yönünde tarihi kaynaklarda bilgiler mevcuttur.Araştırmalarımda tarihçiler, hakikaten CERİT AŞİRETİNİN (oymağının )çok cesur, savaşçı bir Türkmen Aşireti olduğunu bildirmektedirler.Bir başka bilgiye göre de CERİT kelimesinin; verimsiz, çorak topraklar manasına da geldiği ifade edilmektedir.        

      Rahmetli Babaannem ve diğer Büyüklerimizden edindiğim bilgilere göre; Köyümüz, günümüzden yaklaşık 300 yıl önce, büyük bir ihtimalle 100 hane ( 100 ev ) , başka bir rivayete göre de 150 hane olarak eski köyümüzün bulunduğu yere ( çay veya dere yatağına ) ,yüksek tepelerin arasına derenin, içine yerleşmişlerdir. Ceridin Çayının kuzeyine ve güneyine doğru sağlı -sollu iki sıralı olarak yerleşmişlerdir.        

       Eski Köy Yerleşim Alanı : Hamzaoğlunun Arpalığı, Cevizdengeçe , Yukarıbostan ve Eski Köy Odası civarıdır. Köyümüzün Mezarlığı, köyün güneyinde ve kıble istikametinde yer almaktadır. Mezarlığımız genişçe bir alanı kaplamaktadır. Köy mezarlığımız, aşağıdan yukarıya ( kuzeyden güneye )doğru tamamen mezarlarla dolu vaziyette olup,mezarlığımızın bu hali ( büyük oluşu ), Köyümüzün eski tarihlerde (köyümüzün kuruluş yıllarında ) 100 hanenin üzerinde olduğu tezini,mezarlığımız kesinlikle doğrulamaktadır.         

      Köy halkı, eskiden hayvancılık, kerestecilik, tarım; el sanatları olarak da döven, saban yapımı, demir işleri ( çivi yapımı v.b.) ve ayrıca meşe kömürü yapımı işleriyle uğraştıkları yaptığım araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. Daha sonra, eski köyümüzün alanı ve tarım arazileri yetersiz kalınca, köy halkı parça parça olarak başka il ve çevre köylere göç ederek dağılmışlardır. Bunların arasında Çorum Merkeze bağlı CERİT KÖYÜ nün bizim köyden göç edip gidenlerin bu köyü kurdukları , büyüklerimiz tarafından ağızdan ağza günümüze kadar söylenegelmiştir. Yine Kastamonu-Tosya İlçesinin SEKİ KÖYÜNE , köylülerimizin bir kısmı göç etmişlerdir. Bu giden insanların , CERİT Soyadını taşıdıkları edinilen bilgilerimiz arasındadır.        

       Ayrıca, Belibedir Köyü Muhtarlığımıza bağlı DÜZENKARA MAHALLEMİZİN ( Düzenkara Çayı veya Deresinin ) Kuzeyinde bulunanların ( oturanların ) bizim Ceritler Köyünden gittikleri büyüklerimiz tarafından bizlere bilgi olarak aktarılmıştır. Bunlar 3 hane ( ev ) olarak DÜZENKARA MAHALLESİNE gitmişlerdir. Düzenkara Köyüne giden bu Sülaleler şunlardır: 

1.) MEHMET AĞAGİL ( ŞENTÜRK AİLELERİ ) 

2.) KÖSEGİL ( ÖZTÜRK VE KORKMAZ AİLELERİ )

 3.)KELHASANGİL ( ACAR AİLELERİ VE DEĞİRMENCİ AİLELERİ).             

       Kendi köyümüzde 100 haneden sadece 3 ( üç ) hane kalmıştır.  Bular: 

1.) OSMAN KAHYA GİL ( ÇİĞDEM VE KAYA AİLELERİ ) 

2.) KIRALİ GİL ( YURDUNKULU AİLELERİ ) 

3.) MAHMUTGİL. ( BELİBEDİR KÖYÜNE GİTMİŞLERDİR )             

        Düzenkara Köyündekiler yani bizim köyden gidenler ile, bizim köy halkının Osmanlı Devleti zamanındaki lakabları aynıdır ve bu Lakab, HAMZAOĞLU olarak geçmektedir; lakablarımız aynı olduğundan, aynı kökten geldiğimiz ap açık ortadadır.Onların küçükleri bizim büyüklerimize, onların büyüklerine de bizim küçüklerimiz amca derlerdi.Emsal( yaşıt) olanlar ise amcaoğlu diye birbirlerine hitapta bulunurlardı. Bu da Düzenkara Köyünün Kuzeyinde kalan (Düzenkara Çayının kuzeyinde kalan haneler) yukarıda açıkladığım sülalelerin

( DÜZENKARA KÖYÜNDE :

ŞENTÜRK AİLELERİ,

ÖZTÜRK AİLELERİ (KORKMAZ AİLELERİ DE DAHİL EDİLEBİLİR ), 

ACAR AİLELERİ 

 DEĞİRMENCİ AİLELRİ,         

       CERİTLER KÖYÜNDEN 3 hane olarak giden Ceritlerlilerin torunlarıdırlar. ) bizim köyden gittiğine dair en büyük delillerden birini teşkil ettiği açıkça görülmektedir. Halbuki, güneyde oturanlarda hiç bu özellikler görülmemektedir.Onlarla Osmanlı Devleti Zamanındaki Lakablarımız da birbirine benzememektedir. Düzenkara Çayının Güneyinde ( düzenkara çayının güney geçesi ) oturan hanelerin Çorum-Bayat İlçesi; Demirciler ve civar köylerden geldikleri bildirilmektedir. Düzenkara Köyünde bulunan Cerit Sülalesinden olanlar yaklaşık 20-22 haneyi bulmaktadır. Günümüzde, Ceritler Köyü yaklaşık 18 hanelik bir köydür. Köy Halkının hepsi de şehre ( Ankara ve Çankırıya ) göç etmiş durumdadırlar. Ancak yaz mevsiminde genellikle, köye gezmek dinlenmek amacıyla dönüşler olmaktadır.Ayrıca, dini bayramlarda da köye,geçici bir süre için dini bayramları eda etmek üzere dönüşler olmaktadır. 

      KÖYÜMÜZÜN TARİHTEKİ YERİ :        

TÜRKMENLERİNDENDİR.

       Türkmenlerin BOZOK Koluna mensup olup; Araştırmacı yazar Doç Dr. Baki Yaşar ALTINOK’ a göre BEYDİLİ TÜRKMEN AŞİRETİNİN ( BOYUNUN ) BİR ALT OBASI OLAN CERİT TÜRKMENLERİDİR şeklinde ifade etmektedir.Bu tez, kuvvetli bir ihtimal olsa gerektir. Elde bu konuda kesin bir kayıt yoktur.  Prof. Dr. Faruk SÜMER Hocaya göre ise, Osmanlı Devleti Tapu Tahrir Defterlerinde TÜRKMAN TAİFESİNDEN olduğunu bildirmektedir. Bu tarihçi bilim adamımıza göre , CERİTLER ihtimal olarak AVŞARLAR veya BAYATLARA bağlı bir oba olduğu görüşünü ileri sürmektedir.

       CERİT TÜRKMENLERİNİN İLK YERLEŞİM YERİ, KAHRAMANMARAŞ İLİ ve çevresidir. Daha sonra 1600 lü yılların sonuna doğru, Osmanlı Devleti, Cerit Türkmenlerini Suriyenin Rakka Eyaletinin bulunduğu Belih Çayı Kenarına zorla iskan ettirmiştir ( yerleştirmiştir). Bu zorla iskan hareketine uymayan ve iskan hareketinden hareketinden kaçabilenler İç Anadolu ya,Anadolunun bir çok bilinmeyen yerlerine giderek yerleşmeye çalışmışlardır. Takip sonucu devlet tarafından yakalanan Ceritlerliler tekrar tekrar Suriyenin Rakka bölgesine sürülmüştür. Bu tarihlerde Suriyeden kaçma teşebbüsleri 2-3 kez tekrar etmiştir. Daha sonra Ceritlerin hepsi Anadoluya gelerek İç Anadolu başta olmak üzere yurdun birçok yerine dağılmışlar ve yerleşmişlerdir. Bizim buralara yerleşim tarihimiz de, Rakka Şehrine yerleştirme (iskan) ve buralardan geri İç Anadoluya geri kaçma tarihine denk gelmektedir.Muhtemelen bizim CERİTLER KÖYÜ de Suriye nin Rakka Bölgesinden kaçıp gelenlerdir.  1535 yılına ait Osmanli il Haritasında HÜSEYİN FAKİH KÖYÜ haricinde DERELLİ de hiç bir köyün varlığı harita üzerinde görülmemektedir.Bu durum bizim köyün sonradan buralara gelip yerleştiğinin en kuvvetli delilidir. Bizim CERİT TÜRKMENLERİNE HALEP TÜRKMENLERİ de denilmektedir.CENUPTA TÜRKMEN OYMAKLARI ADLI ESERDE CERİT TÜRKMENLERİ geniş olarak anlatılmıştır.Bu eserin Yazarı Ali Rıza YALMAN ( YALGIN )dır. İç Anadoluya bizim CERİTLER in geliş noktası Kayseri üzerinden geldikleri kuvvetli bir ihtimaldir.Ceritlerin bir kısmı İç Anadoluya Aksaray üzerinden giriş yapmışlardır. Osmanlının zorla ikan olayını Ceritler direnmişler, kaçamayanlar tekrar tekrar Rakkaya geri sürülmüştür. 2008 yılında araştırmacı yazar Hamza AKSÜT Hocaya e maille Çankırıda bulunan bizim CERİTLER in nereden geldiğini sordum, bana cevaben KAHRAMANMARAŞ tarafından geldiğimizi tarafıma bildirmiştir.  Köy Halkımızın, bulunduğumuz bölgeye yerleşme tarihi 1670-1700 lü yıllar olduğu kuvvetle muhtemeldir. Köyümüzde bulunan abideleşmiş varlıklar da bu tezi doğrulamaktadır.Suuriye ye yerleştirilen sadece CERİT TÜRKMENLERİ değildir. Bunun yanında zorunlu iskana tabi tutulan birçok Türkmen Aşiretleri de yer almaktadır.Bunların başını da BEYDİLİ AŞİRETİ çekmektedir. Osmanlı Devleti, yeni kazanmış olduğu topraklara hakim olmak ve düzeni sağlamak amacıyla, cesur, savaşçı ve Anadoluda tam manasıyla hakim olamadığı aşiretleri zorla iskana tabi tutmaya çalışıyordu.Bu aşiretlerin başlarında Türkmen Beyleri ( aşiret Beyleri ) bulunmakta idi. Her aşiret mensup olduğu beyin emrine itaat ediyordu. Bağlı oldukları beyler de ara sıra devlete baş kaldıtrıyor, devletin otoritesini zayıflatıyorlardı. Devletin,bir kısım Türkmen Aşiretlerini, o zamanda ihmal etmesi ve haksızlıklara maruz kalmaları da devletin otoritesini tanımalarını zorlaştırıyordu. İşte bu yiğit, gözü pek Türkmen Aşiretleri, Anadolunun dışına devlet tarafından zorla yerleştirilmeye çalışılıyordu.Zorunlu iskan hareketiyle Devlet böylece hem bu aşiretlerin baskısından kurtulmaya çalışıyor, hem de Anadolunun dışında yeni kazanılan topraklara bu aşiretleri yerleştirerek bu bölgelerde hakimiyet kurmaya çalışıyordu. Nitekim, Türkmen Aşiretlerinin sayesinde kazanılmış topraklarda Osmanlı Devleti düzeni sağlamıştır. Ayrıca, mevcut olan iç karışıklıkları bu sayede önlemiştir. Suriyeye zorunlu iskana tabi tutulan Türkmen aşiretleri, buraların çöl sıcağına ve susuzluğa ayak uyduramamışlardır. Bir de o bölgelerde yaşayan bir kısım arap ve kürt aşiretlerin baskısı da eklenince rahatsızlık daha da artmıştır. Suriyenin Rakka bölgesinden Anadoluya kaçışın en büyük nedeni, çöl iklimi ve kuraklıktır. Çünkü onlar Anadoluda serin yaylalarda yaşamaya alışmışlardı.Bu şartlara uyum sağlamada bundan dolayı zorlanıyorlardı. Sonuçta bu sebeplerden dolayı birçok Türkmen aşireti ve Cerit Türkmenleri Suriyeden kaçarak Anadolunun içlerine ve birçok yerine dağılarak yerleşmişlerdir. Devlet de bunların bu hareketini sonunda kabullenmek zorunda kalmıştır.  Köyümüzde, çok eskiden, Babaannemin ve Dedemin Dedesi olan HAMZAOĞLU OSMAN KAHYA nın muhtarlık yaptığı bildirilmektedir. Köy kurulduktan sonra halen su kaynağı olarak mevcut olan Bostanoluğu mevkisinde bulunan doğal su kaynağını tuğla pöhrelerle ( borularla ) Eski Köyümüzün bulunduğu yere içme suyu olarak getirmişler ve kullanmışlardır. Hamzaoğlunun Arpalığında büyük bir Cami ile Köy adına yapılmış büyük bir Ambarın olduğu büyüklerimiz tarafından bildirilmektedir. Bu bilgiler kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. 2000 Yılında, TOSYA nın SEKİ KÖYÜ nden 3 kişi sepetli motosikletle yeni kurulan şmdi oturduğumuz köyümüze gelmişlerdir. Bu gelen kişiler köyün en yaşlı kişisi kimdir bize gösterin diyerek, en yaşlı olarak babamın amcasının ( Rahmetli Yaşar ÇİĞDEM Amcamın ) yanına gitmişler ve köy hakkında bilgiler almışlardır. Tepeye çıkarak eski köyün bulunduğu yere bakmışlardır. Bizim köye tekrar geleceklerini söylemişler ve kendilerinin buradan yani CERİTLER KÖYÜNDEN göç ederek Tosya- SEKİ KÖYÜne yerleştiklerini ifade etmişlerdir. Gelenlerden birisinin sakallı olduğu, babamın amcasının sakalını sıvazlayarak eski günleri yad etmişlerdir. Bunlar ayrıca amcamıza: Bu bizim Ceritler önceden Karaköçek Köyünün yakınına kurulmuş olup sonradan buraya gelip yerleştiklerini bildirmişleridir.   

     KÖYÜMÜZÜN İKLİMİ, GEÇİM KAYNAĞI VE SOSYAL HAYAT:   

       Başta hayvancılık, daha sonra tarım gelmekte idi. Malesef günümüzde, inşaatçılık ve memurluk gibi işler keçim kaynağı haline dönmüştür. Hayvancılık faaliyetleri günümüzde tamamen bitmiş olup, kısmen bahçecilik,buğday ve fiğ ekim işleri yapılmaktadır. Bu işler de öylesine yapılmaktadır. yapılan masraflar harcanan emekten daha fazladır. Yapılan masrafları karşılamaktan çok uzaktır.  Köyümüzde karasal iklim hüküm sürmekte, kışları çok soğuk ve uzun,eskisi gibi olmasa da kar yağışlı geçmektedir.Yazları sıcak ve ara sıra yağışlı olmak üzere yaz mevsiminin süresi köyümüzde kısa geçmektedir.Yağmur yağışları Köyümüzde daha çok İkkbaharda görülmektedir. Sonbaharda da etkili yağışlar zaman zaman görülmektedir. Köyümüz ( yeni yerleşim yeri ),doğudan batıya doğru uzanan yüksek bir tepe üzerinde kurulmuş olduğundan ve de orman köyü olduğundan havası temiz şirin bir köydür.Köyümüzden bakıldığında, hemen hemen bütün çevre köyler( özellikle Derelli içi ) görülmektedir.Hatta geceleri Yapraklı İlçemizin ışıkları çıplak gözle rahatlıkla görülebilmektedir.Zaman zaman içme ve kullanma suyu sorunu yaşamakta olan köyümüz, içme suyunu getirme çaba ve çalışmalarına başlamıştır. İnşalah en kısa süre içerisinde köyümüz yeni içme ve kullanma suyuna kavuşacaktır. Biz böyle temenni ediyoruz.Yolumuz Derelli Divan Camisine kadar asfalt olup geri kalanı stabilize yol özelliğindedir.Tarım arazilerimizin büyük çoğunluğu yaklaşık 15 yıldır hiç ekilmemektedir.Meyve ağaçlarımız,tarlalarımızın ekilmemesi,nden dolayı kurumaya yavaş yavaş başlamıştır.Tarla ve bahçelerimizin ekseriyeti ESKİ KÖYÜN OLDUĞU YERDE bulunmaktadır.GENELDE tarım arazilerimiz engebeli ve meyilli bir yapıya sahip olduğundan kullanıma elverişlilik durumunu kısıtlamaktadır. Köyümüz, yaklaşık 18 hasneden ibaret olup,yaz mevsiminde köye dönüşler olmakta , kış mevsiminde ise, köy halkı Ankara ve Çankırıya çekilmektedirler.Köyümüzün mevcut tarım arazileri, köy halkının geçimini sağlamaktan oldukça uzaktır. Bu yüzden göç olayını bu olumsuz şartlar, tetiklemiştir.Ayrıca küçük baş hayvanların (koyun-keçimana sokulmasının yasaklanması da köyde yaşamayı alt-üst etmiştir.Bu durumda köy halkı geçimini dışardan sağlamak zorunda kalmıştır.Ancak yazları,dinlenme amaçllı, kışa dönük yiyecek malzemelerinin hazırlığı maksadıyla köye gelişler olmakta ve güzün ( sonbaharda ) köy halkımız şehire geri dönüş yapmaktadır. Geri dönüş için baharı dört gözle beklemektedirler.Bu gelenler emekliler,yaşlılar, çoluk çocuk ve kadınlardır.Ara sıra diğer  çalışanlarımız da yorgunluğu atmak üzere köyümüzün havasını solumak için kısa süreler içinde uğramaktadırlar.                  

       Dini bayramların tadını çıkarmak için dini bayramlarda köye gelip gitmeler gözlenmektedir. Bayramlaşma ve dini bayramları kutlamalar huzur içinde geçmektedir. Küçükler dini bayramlarımızda büyüklerin evine giderek ellerini öpmektedirler. Büyüklerimiz de çocuklara şeker v.b. şeyler vererek onları sevindirmektedirler.Köy halkımız birbirine akraba durumundadır.Çünkü aynı kökten gelmektedirler. Bundan dolayı birlik beraberlik, muhabbet, köylülerimiz arasında iyi sayılır.Kimse kimseyi kırmamak için çaba harcar. Köyümüz toplam 18 hane civarındadır. 

ÇİĞDEM,

KAYA,

YURDUNKULU 

       AİLELERİNDEN MÜTEŞEKKİL BİR KÖYDÜR.

     Köyümüzde çoğunluğu ÇİĞDEM AİLELERİ teşkil etmektedirler. Özet olarak köyümüz hakkında sizlere anlatacaklarımız bu kadardır. Bu açıklamaları elimizden geldiğince sizleri bıktırmamak için kısa tutmaya çalıştık . Umarım bu bilgiler ışığı altında köyümüz hakkında az da olsa köyümüz ve tarihi hakkında bilgilendirme gayreti içerisinde bulunduk. Hepinize buradan selam, sevgi ve saygılarımızı sunar, mutlu ve sağlıklı günler geçirmenizi Yüce Mevladan dileriz. 

Araştıran:                                       

Osman ÇİĞDEM                             

Sayfa Üretim süresi :0,0469

© 2014 ceritler.org
Ceritler Köyü Web Portalı http://www.ceritler.org

Tam Ekran